20 Temmuz 2026 Pazartesi
Merkez Bankası tarafından ilk kez yayımlanan Yeni Kiracı Kira Endeksi verileri, Türkiye’de kira piyasasındaki güncel tabloyu ortaya koydu. Açıklanan istatistiklere göre kiralar ocak ayında aylık bazda yüzde 3,5 artarken, yıllık nominal artış yüzde 34,2 oldu. Reel artış ise yüzde 2,7 seviyesinde gerçekleşti. Böylece özellikle büyük şehirlerde kira baskısının devam ettiği bir kez daha gözler önüne serildi.

Merkez Bankası tarafından yayımlanan Yeni Kiracı Kira Endeksi, mevcut kiralardan ziyade yeni kiracıların karşılaştığı fiyatları ölçmesi açısından dikkat çekiyor. Ocak verilerine göre üç büyük ilde aylık artış İstanbul’da yüzde 3,9, Ankara’da yüzde 3,5 ve İzmir’de yüzde 4,7 olarak kaydedildi. Bu tablo, özellikle Ege ve Marmara hattında kira hareketliliğinin hız kesmediğini gösteriyor.
Yıllık bazda ise en yüksek kira artışı yüzde 38,5 ile İzmir’de gerçekleşti. İzmir’i yüzde 38,3 ile Bolu, Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Düzce bölgesi izledi. İstanbul yüzde 38,1 ile üçüncü sırada, Ankara ise yüzde 36,9 ile altıncı sırada yer aldı. Veriler, metropol ve çevre illerde talebin yüksek seyrini koruduğunu ortaya koyuyor.
Kira artışının en düşük olduğu şehirler ise yüzde 19,5 ile Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye oldu. Bu bölgelerdeki düşük artış oranında deprem sonrası konut arzındaki değişim ve bölgesel dinamiklerin etkili olduğu değerlendiriliyor.
Merkez Bankası verileri, kira piyasasında artış hızının nominal olarak devam ettiğini ancak reel artışın sınırlı kaldığını gösteriyor. Buna rağmen özellikle büyük şehirlerde kiralık konut bulmanın ve bütçeye uygun ev kiralamanın hâlâ zor olduğu görülüyor.
Ramazan yaklaşırken market raflarında hareketlilik hız kazandı ve BİM Ramazan Kampanyası ile temel gıda ve tatlı ürünlerinde yeni fiyat listesi açıklandı. Hurma çeşitlerinden güllaca, kuruyemişten şerbete kadar geniş bir ürün yelpazesi Şubat itibarıyla satışa sunuluyor. Özellikle iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezleri bu kampanyada öne çıkıyor.
BİM Ramazan Kampanyası kapsamında hurma çeşitlerinde farklı gramaj ve fiyat seçenekleri dikkat çekiyor. Hudri hurma 400 gram 125 TL, Medjoul hurma 250 gram 119 TL, Lulu hurma 250 gram 55 TL, Sugai hurma 250 gram 120 TL, Halas hurma 250 gram 49 TL, yaş hurma 500 gram 125 TL olarak raflarda yer alıyor. Kuru kayısı çeşitleri ise 162,50 TL’den satışa sunuluyor.
Kuruyemiş grubunda ise Siirt fıstığı 300 gram 319 TL, kavrulmuş kaju 300 gram 175 TL, çiğ badem 300 gram 185 TL, kırık ceviz içi 400 gram 219 TL, kavrulmuş fındık 250 gram 249 TL ve kuru üzüm 500 gram 99,50 TL fiyat etiketiyle listelendi. Ramazan boyunca sofralarda sıkça yer bulan bu ürünler kampanyanın en dikkat çeken kalemleri arasında.

Tatlı grubunda güllaç 300 gram 99 TL, kızartılmış kadayıf 400 gram 79 TL, mini kadayıf 200 gram 46 TL, Kemalpaşa tatlısı 140 gram 79 TL, şekerpare 250 gram 42 TL ve kalburabastı 200 gram 39 TL olarak açıklandı. Baklavalık ve böreklik yufka çeşitleri ise 87,25 TL’den başlayan fiyatlarla satışta olacak.
İçecek tarafında Ramazan şerbeti 1 litre 27,50 TL, gül şerbeti 1 litre 49,50 TL, limonata çeşitleri 45 TL, 2,5 litrelik gazozlar 39,50 TL’den başlayan fiyatlarla ve 6’lı maden suyu paketi 39,50 TL olarak raflarda yerini alacak. Kampanya ürünleri 10 Şubat itibarıyla satışa sunulacak. Yetkililer, stokların mağaza bazlı sınırlı olduğunu ve fiyatların bölgesel farklılık gösterebileceğini belirtiyor.
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme sonrası MACKO kodlu Maçkolik hisselerinde dikkat çeken bir hareketlilik yaşanıyor. Sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarına ilişkin reklam ve tanıtım faaliyetlerinin kapsamını yeniden düzenleyen yönetmelik değişikliği, yatırımcı tarafında pozitif beklenti yarattı. Özellikle reklamların belirli şartlar dahilinde yeniden devreye alınabileceğine yönelik sinyaller, hissede üç gündür süren tavan serisini beraberinde getirdi.
13 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile Tebliğ’in 31. maddesinde güncelleme yapıldı. Buna göre, bahis oyunlarına ilişkin pazarlama ve tanıtım faaliyetleri, 18 yaş altını teşvik etmemesi, toplumsal değerleri zedelememesi ve spor mecralarıyla sınırlı olması şartıyla, yasa dışı bahisle mücadeleyi desteklemek ve güvenli oyun ortamı sağlamak amacıyla Teşkilat tarafından sanal ortam bayilerine yaptırılabilecek.
Hatırlanacağı üzere 2025 yılı Ocak ayında yayımlanan genelgeyle stadyum reklam panoları, saha içi görseller ve kulüp tesislerindeki yasal bahis logoları kaldırılmış, sponsorluk isimleri resmi mecralardan çıkarılmıştı. Bu karar sonrası sektörde ciddi bir daralma beklentisi oluşmuştu.
Maçkolik (#MACKO), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, 31 Aralık 2025 tarihli bildirimle uygulama ve web sitesindeki bahis reklamlarının askıya alındığını hatırlattı. Şirket, 13 Şubat 2026 tarihli yönetmelik değişikliği sonrası Tebliğ’in ilgili maddesindeki güncellemeye dikkat çekerek, bahis reklamlarının yeniden uygulamaya alınmasına ilişkin ayrıca bilgilendirme yapılacağını duyurdu. Bu açıklama, piyasada reklam gelirlerinin yeniden devreye girebileceği beklentisini güçlendirdi.
Yönetmelik değişikliği sonrası yatırımcı ilgisi hızla artarken, MACKO hisseleri son üç işlem gününde üst üste tavan yaptı. 17 Şubat Salı günü saat 17.12 itibarıyla paylar yine tavan seviyeden işlem görmeye devam etti. Hissede artan hacim ve güçlü alım iştahı, düzenlemenin şirket gelirlerine olumlu yansıyabileceği beklentisinin fiyatlandığını gösteriyor.
Piyasa tarafında gözler şimdi şirketten gelecek yeni açıklamada ve reklam uygulamalarının fiilen ne zaman devreye alınacağında.
Kripto piyasasında XRP’nin 1 dolar senaryosu artık sadece uç bir tahmin değil, giderek daha fazla konuşulan bir olasılık haline geldi. 2026’ya sert bir başlangıç yapan kripto piyasasında hem dev oyuncular hem de altcoin’ler ciddi satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Özellikle XRP’de görülen çift haneli düşüş, yatırımcıların “dip mi geliyor yoksa yeni bir normal mi oluşuyor?” sorusunu sormasına neden oldu.
2026’nın ilk haftalarında XRP yaklaşık %25 değer kaybetti. Şubat ortası itibarıyla fiyat 1,35 – 1,45 dolar bandında dalgalanırken piyasa değeri 80 milyar doların biraz üzerinde seyrediyor. 52 haftalık zirvenin 3,65 dolar seviyesinde olduğu düşünülürse, mevcut fiyat ciddi bir geri çekilmeye işaret ediyor.
Bu düşüşün arkasında birkaç temel neden var:
Yani mesele sadece XRP’ye özgü değil; kripto genelinde bir riskten kaçış var.

XRP’nin arkasındaki şirket olan Ripple, token’ı sınır ötesi ödeme ağında entegre etmeyi başardı. XRP, teorik olarak SWIFT gibi geleneksel sistemlere alternatif olabilecek bir hız ve maliyet avantajı sunuyor.
Ancak burada kritik soru şu: Gerçek dünya kullanım alanı, fiyatı premium seviyede tutmaya yeter mi?
Makro baskının yoğun olduğu dönemlerde yatırımcılar “hikâye” yerine “nakit akışı ve istikrar” arıyor. Bu da XRP gibi varlıkların daha fintech benzeri, ölçülebilir büyüme kriterleriyle değerlendirilmesine yol açıyor.

Mevcut trend devam ederse, yıl içinde 1 dolar seviyesi test edilebilir. Hatta bazı senaryolarda bunun da altı mümkün. Bu, XRP’nin tamamen başarısız olduğu anlamına gelmez; daha çok aşırı fiyatlanan beklentilerin normalize olması anlamına gelir.
1 dolar bandı şu açıdan kritik olabilir:
Kripto piyasasında XRP’nin 1 dolar senaryosu kısa vadede olumsuz görünse de uzun vadeli yatırımcı için daha sağlıklı bir giriş noktası anlamına gelebilir. Ancak bu varlığın hâlâ yüksek volatilite barındırdığını unutmamak gerekiyor.
Dünyanın en zengin ismi olarak gösterilen Elon Musk, servetinin büyüklüğünden çok nakit varlığına dair yaptığı açıklamayla gündeme oturdu. Yüz milyarlarca dolarlık toplam servetine rağmen cebindeki nakdin bunun çok küçük bir kısmını oluşturduğunu söyleyen Musk, kamuoyundaki “hesabında milyarlarca dolar nakit taşıyor” algısını da net bir şekilde yıktı. Açıklama, servet kavramının aslında nasıl işlediğine dair önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor.

Elon Musk, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede nakit varlığının yaklaşık 850 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirtti. Toplam servetinin ise yaklaşık 850 milyar dolar civarında olduğu ifade ediliyor. Bu oran, nakdin toplam varlığının yüzde 0,1’inden bile az olduğu anlamına geliyor.
Musk özellikle servetinin büyük bölümünün şirket hisselerine dayandığını vurguladı. Başta Tesla ve SpaceX olmak üzere sahip olduğu şirketlerdeki payı, varlığının temelini oluşturuyor. Son dönemde değerlemesi hızla artan xAI de bu tabloya önemli katkı sağlıyor. Yani Musk’ın zenginliği büyük ölçüde özsermaye bazlı.
Şubat 2026 verilerine göre Elon Musk, dünyanın en zengin kişisi konumunu sürdürüyor. Özellikle SpaceX’in değer artışı ve yapay zeka yatırımları, servetini tarihi seviyelere taşıdı. Trilyon dolar eşiğine en çok yaklaşan isim olarak dikkat çekiyor. Listede Musk’ı; Larry Page, Sergey Brin ve Mark Zuckerberg takip ediyor. Ancak aradaki fark hâlâ oldukça yüksek.
Bu açıklama bir gerçeği yeniden ortaya koydu: Kağıt üzerindeki servet ile eldeki nakit aynı şey değil. Büyük girişimcilerin zenginliği çoğu zaman banka hesaplarında değil, sahip oldukları şirketlerin piyasa değerinde yatıyor.